Sürekli olarak yaşadığımız bir sorundan bahsetmek istiyorum. Sadece benim değil, tanıdığım neredeyse herkesin muzdarip olduğu bir sorun; Odaklanamamak. Bence çağımızın sorunlarından bir tanesi olabilir kendisi. Klişe olacak ama ben yine de belirtmek istiyorum. İnternet ve sosyal medya uygulamaları için harcadığımız zamanı kontrol edemiyor, emaillerimize ne kadar oranda zaman harcamamız gerektiğini bilmiyoruz. Bu durumda suçlu internet mi oluyor peki ? Olmamalı ! Bu odaklanamama sorununu ve çözümünü anlamak için vakit harcayan ve faydalı bir kitap yazan Cal Newport kitabına şöyle başlıyor:

Odaklanma becerisini nasıl yitirdik, nasıl geri kazanabiliriz ?

Image Description

Geçenlerde karşıma çıkan ve ingilizcesi Deep Work olan bu kitabın Türkçe'sini okuma fırsatım oldu. Kitabın altını çizerek okudum.

Bu yazıdaki motivasyonum, benim de bir türlü çözemediğim pür-dikkat çalışamama, odaklanamama sorunu için yazarın ortaya koyduğu önerileri ve yöntemleri özetlemek ve hoşuma giden noktaları derlemek. Yazının devamında ise kitaptan alıntılarla beraber kendi yorumlarımı da katacağım. Umarım bunları benim gibi uygulamak isteyip de uygulayamayanlara faydası olur, farkındalığı arttırır. İyi okumalar.

Her ne yapıyorsak yapalım odaklanarak yapabiliyorsak hayatımız olduğundan daha anlamlı hale geliyor. Bunun felsefi ya da bilimsel bir açıklaması yok. Hayat düşündüğümüzden çok kısa ve yapmak istediğimiz çok şey var. Bu her zaman, yüzeysel işlere daha az zaman harcayarak hayatımızı daha anlamlı hale getirebileceğimiz anlamına gelmiyor. Beklentilerimize cevap verebilmek, mutlu olduğumuz konulara ve işlere yönelebilmek ve hayatı bizim için anlamlı kılabilecek şeylere zaman harcayabilmek bir noktadan sonra en çok zaman harcadığımız konular haline geliyor. Benim gibi zihin emekçileri için olduğu kadar zanaatkarlar için de derinleşerek yaşanan hayat yalnızca maddi açıdan kazanç değil beraberinde dolu dolu yaşanabilecek bir hayatı da beraberinde getirebilir.

Newport, "beynimiz dünyaya bakış açımızı inşa ederken neye odaklandığımızdan yola çıkıyor ve kim olduğunuz, ne düşündüğünüz, ne hissettiğiniz, ne yaptığınız, neyi sevdiğiniz, odaklandığınız şeylerin toplamıdır" diyor.

Eğer bir akademisyenseniz ve yüzeysel işlerle uğraşıyorsanız muhtemelen mutsuzsunuz. Çünkü akademisyenliği tercih eden kişi hayatının büyük bir bölümünü belki de sadece bir konu üzerinde düşünerek geçirebilecek riski almıştır.


Bazen yapmamız gereken o kadar işimiz varken olmadık yerlerde motivasyonumuzu kaybederiz. Neyi neden yaptığımızı ve hayatımızın amacını sorgulamaya başlarız. Amaçsız olduğumuzu düşünürüz. İşte bunu farkettiğimiz anda herşeyi bırakıp bir değerlendirme yapmamız için kendimize bir şans vermeliyiz.

Odaklanabilmek o kadar basit bir konu değil. Varoluşsal temelli sorularımızla da çok ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bu hayatta en çok yapmak/olmak istediğiniz şey nedir ? Çok iyi bir basketbolcu olmak istiyorsanız her gün saatlerce çalışmak zorundasınız. Dünyaca ünlü bir piyanist ya da bir yazar olabilmek için en kralından yetenekli olmak ve odaklanabilmeniz gerekmektedir.

Kitabı tavsiye ederim.