Öyle bir felaket düşünün ki hizmet sektörünü, yerel işletmeleri ve mahalle esnaflarını kısa süre içerisinde batırabilecek noktaya getirsin! Covid-19’un en belirgin ve ayırt edici özelliği bulaş hızı. Covid 19 ulaştığı insanların önemli bölümünde ciddi sağlık sorunlarına ve bir kısmında ölüme sebep oluyor. Bununla birlikte toplumsal alanda travmatik sonuçlara sebep oluyor. Tüm bu etkilerin yanında virüsün bulaşma hızından daha hızlı bir şekilde toplumu etkisi altına alan bir etkisi daha var; ekonomik ve sosyal ölüm!

Ülkemizde açıklanan ilk resmi vakaların ardından çeşitli önlemler ve koruma tedbirleri yayınlandı. Vakaların görülmeye başladığı günden bu güne özellikle ticari işletmeleri korumaya dönük "3'lü koruma paketi", "kısa çalışma ödeneği", "kredi kolaylığı", "vergi düzenlemeleri" vb. çabalara şahitlik ettik. Bu destekler kuşkusuz işletmeler açısından bakıldığında olumlu gelişmeler. Ancak bu desteklere ulaşamayan, işletme sermayesini tüketerek ayakta kalmaya çalışan onbinlerce küçük ölçekli işletme gerçeği de orta yerde duruyor.

Kısıtlamalar dolayısıyla bir sürü işletme sadece online teslimat seçeneği ile hizmet verebilir hale geldi. Esnafın sahip olduğu pasta hem küçülüyor hem de küçülen pastayı hizmet sağlayıcılarla paylaşmak zorunda kalıyor. Yüksek komisyonlar nedeniyle hizmet sağlayıcılarla çalışmayan esnaflar ise şimdi eli kolu bağlı kaderin tecellisini bekliyor! Getir ve Yemeksepeti gibi büyük oyuncuların dayattığı yüksek komisyon oranlarından ötürü sistem dışında kalan binlerce restoran, lokanta gibi küçük işletme var.

Discount marketlerin (A101, BİM, Migros, CarrefourSA vb.) hızla çoğalmaları ve bu şirketlerin online alışveriş kanalları oluşturabilmeleri sebebiyle bizler hem alışveriş alışkanlığımızı değiştiriyor hem de fiyat avantajı nedeniyle bu kanalları kullanma yönünde tercihlerde bulunuyoruz.

15 milyon nüfuslu İstanbul'da 250 binin üzerinde esnaf hizmet veriyor. Bu da nüfusun %1.6'sı demek. Her esnafın kendisi dahil bakmakla mükellef olduğu 4 kişilik bir ailesi olduğu düşünüldüğünde sadece İstanbul’da 1 milyon kişinin kısıtlamalardan doğrudan etkilendiğini söyleyebiliriz. Bu rakam İstanbul nüfusunun % 5 inden fazlası demek. Aynı hesap mantığıyla, Anadolu Ajansı’nın ülkedeki toplam esnaf sayısının 2 milyonu geçtiğini belirten haberini baz alınarak bir hesaplama yapıldığında ülke genelinde 8 milyon kişinin mağdur olduğu ortaya çıkıyor. Bankalardan kredi kullanma oranlarına bakıldığında KOBİ ve küçük işletme sahiplerinin toplumun en borçlu kesimi olduğu görülüyor. Bu rakamlar binlerce küçük işletmenin kredilerini ödeyemeceği ve kapanacağı anlamına geliyor.

Bu kadar geniş çaptaki bir krizi bizim gibi borç içinde çırpınan ve ekonomi politikalarında ciddi sorunlar yaşayan bir devletin çözebilmesi kolay değil.

Image Description

Peki biz ne yapabiliriz ?

Ticaret bakanlığının 2016 verilerine göre, bakkallar, büfeler, manavlar, lokantalar vb. iş yerleri toplam esnaf sayısının %15'ini oluşturuyor. 2020 için bu sayıda ciddi oynamalar olmadığını varsayıyorum. Pandemi sürecinde birçoğumuz evimizde oturduğumuz yerden ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Gündelik alışverişlerimizi anlık teslimat yapan uygulamalar aracılığı ile sağlayabiliyoruz. Aslında ihtiyacımız olanı yakınımızdaki bir bakkal veya marketten de sağlayabiliriz. Bu şekilde tekelleşme yolunda ilerleyen ana akım uygulamaların da piyasayı bu kadar domine etmesine ve küçük, yerel işletmeleri olumsuz etkilemesini biraz olsun engelleyerek destekleyebiliriz.

 #vocalforlocal hareketi

Hindistan başbakanı Mudi'nin Covid-19 krizinden etkilenen küçük işletmeleri desteklemeleri için halkına çağrıda bulunmasıyla dünyanın dört bir yanına yayılan benim de Türkçe'ye "esnafına sahip çık !" olarak çevirdiğim #vocalforlocal hareketi önemli ses getirdi. Aslında global markalardan ziyade yerel markaların tercih edilmesini desteklemek amacıyla başlatılmış bir hareket olsa da özünde küçük ve yerel işletmeleri korumak için bir algı hareketi oldu.

Ülkedeki en büyük işveren örgütü olan TÜSİAD’ın başkanı Simone Kaslowski, yaptığı açıklamada pandeminin tedarik zinciri, yerel marka ve ulusal sanayinin önemini ortaya çıkardığını vurguluyor. Yani piyasayı domine eden en büyükler bile oluşan matematiğin güncel olarak kendi lehlerine olsa dahi uzun dönemde kendilerine de kaybettireceğini farkında. Üstelik onların kaybedecek daha çok şeyi var!

Image Description

Çok sevdiğimiz esnaf lokantalarının bir çoğunun sadece gidip yiyebildiğiniz bir formatta çalıştığını düşünürsek, bu salgın sonrasında onları bir daha orada göremememiz muhtemel. Açıkçası çoğu kendilerini destekleyebilecek komisyon oranlarında online teslimat yapabileceği, müşterilerine ulaşabileceği bir sisteme dahil olmayı bekliyorlar. Tanbula tam da bu sorunun tespiti ve tespitin hayata geçirilmesinin hayati öneminin kavranmasıyla ortaya çıktı. Yerel market zincirleri, bakkal ve büfeler, lokantalar, kasaplar, manavlar, sucular, nalburlar vb küçük işletmelerin organize perakende karşısındaki dezavantajını ortadan kaldırma fikri ile çıkılan yolda nihayet sistem canlıya alındı. Temel amaç büyüklere karşı küçük ekosistemler oluşturmak. Tanbula uygulaması ile küçük işletmeler yakın çevresindeki müşterilerine ulaşabilecek.

Organize olmayan perakende ve sorunları

Tanbula ile de-organize, stok yönetimi yapamayan tabiri caizse göz kararı ile hareket eden küçük işletmeler teknoloji konusundaki yetkinliklerine ve iş modellerine uygun hız ve esnekliğe sahip bir çözüme kavuşmuş olacaklar. Daha önce esnaf ve küçük işletmeler için sorun çözme iddiasıyla ortaya çıkan organize, stok yönetimi yapan büyük zincir markalarının stoklarına entegre olan uygulamalar, esnafları reel iş modelinde olanak dışı olmasına rağmen stok yönetimi yapmaya zorladı. Belirledikleri yüksek giriş ücretleri yine esnafın sisteme ulaşmasını zorlaştırdı. Bu durum karşısında esnaf, dijital dönüşüm sürecinde sahipsiz kaldı.

Tanbula, iş yerlerinin serbest formda siparişlerini alabileceği ve müşterisiyle alışkın olduğu şekilde yani WhatsApp'ta yazışır gibi iletişim kurabileceği bir uygulama. Yapay zeka desteği ile müşterilerin alışveriş alışkanlıklarını da takip eden ve siparişlerini hızlı bir şekilde oluşturabileceği bir ortam sunan Tanbula, 2 parti arasındaki iletişimi geleneksel yöntemlerden uzaklaşmadan sağlamayı hedefliyor. Bunu yaparken de alışkın olduğumuz mekanik yöntemlerden de uzak durmaya çalışarak daha kullanıcı dostu bir çözüm sunmaya çalışıyor.

Image Description Image Description Image Description

65 yaş üstü vatandaşların ekstra mağdur olduğunu bildiğimiz bu süreçte onları da düşünmemiz gerekiyor. Bir çoğunun WhatsApp kullandığını biliyoruz. Tanbula'dan sipariş verebilmeleri için sadece yapmaları gereken Tanbula'nın müşteri numarasına sahip olmak olacak. Bu sayede ihtiyaçlarını dışarı çıkıp marketten almaya alışmış bir kesim için oldukça yumuşak bir geçiş olacak.

Image Description Image Description

Bu zorlu zamanlarda her anlamda zarar gören, kadını, erkeği, yaşlısı her kesimden insanın, esnafın, elinden tutabilmek ve bunu yaparken de ticari kaygılarını ve samimiyeti dengeleyerek, yardımlaşmanın, dayanışmanın önemini hatırlatacak çözümler sunmaya davet ediyoruz herkesi. Şimdi önceliğimiz "esnafına sahip çık!" diyebilmek, yeni ve olumlu gelişmelerden haberdar etmek üzere. Sağlıkla kalın!